İdare Hukuku

Anayasanın temelinde bulunan, idarede neler olup bittiğine dair kurallar koyan, bir yandan kamunun üstün yararına sahip çıkarken diğer yandan da kişinin özgürlüğü ve doğal haklarının göz ardı edilmemesine dikkat ederek bir denge oluşturmaya çalışan hukuk dalına idare hukuku adı verilir. 

İdare hukuku, 19. yüzyılda ortaya çıktığı için kaynağı Roma’ya dayanmakta olan diğer birçok hukuk dalına göre çok daha genç bir hukuk dalıdır. Bu hukuk dalı, değişen devlet modeli ilkesine göre gelişim göstermekte olan idare hukuku uygulanırken ortaya çıkan uyuşmama durumlarına yine idari yargıda bir çözüm getirilir.  

İdare Hukukunun Alt Dalları 

İdare Hukukunun alt dalları “İdari Sözleşmeler Hukuku, İdari Yaptırımlar, İdari Yargılama Usulü, İhale Hukuku, İmar Hukuku, Regülasyon, Statü (Memur) Hukuku” biçiminde sınıflandırılmıştır. 

İdari Yargı Kolu Hangi Mahkemelerden Oluşmaktadır? 

Türkiye’de idari yargı; Askeri Yüksek İdare Mahkemesi, Bölge İdare Mahkemeleri, Danıştay, İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemelerinden oluşur. 

İdare Hukuku Hangi Tip Davalara Bakmaktadır? 

Anayasanın 125. Maddesinde, idarenin her çeşit işlemde yargı yoluna gittiğinden bahsedilir. İdare hukukunun ilgilendiği üç dava tipi vardır. Bu davalar; iptal davaları, tam yargı davaları ve idari sözleşmelerden kaynaklı davalar olarak tanımlanmaktadır. 

İptal davaları, idari davaların büyük bir kısmını kapsamaktadır. Menfaatleri ihlal edilmiş kişilerce açılan davalardır. İdarenin yetki, şekil, konu ve sebep işlemlerinden biri ya da birkaçı hukuka aykırı olduğunda iptal edilmeleri için açılan davalar iptal davası olarak adlandırılır. 

Tam yargı davaları, idarenin eylemleri ya da işlemleri nedeniyle kişisel hakları ihlal edilen kişiler tarafından açılan, uğranılan maddi ya da manevi zararın tazmin edilmesini amaç olarak benimsemiş davalardır. Tam yargı davaları ve iptal davaları sadece ayrı ayrı dilekçelerle değil, aynı zamanda –eğer aralarında herhangi bir bağ bulunuyorsa- tek dilekçe ile de açılabilir. Tam yargı davası, idare aleyhine açılan özel hukukta geçen tazminat ya da alacak davası gibi bir idari dava olarak da görülebilir. 

İdari sözleşmelerden kaynaklı davalar, kamu hizmetlerinin faaliyet göstermeleri adına yapılan bütün idari sözleşmelerden doğan anlaşılmama durumlarıyla alakalı davalardır. İdari sözleşmeler üç aşamadan oluşur. Bu aşamalar; “sözleşmenin yapılacağı ana kadar süren hazırlık, sözleşmenin yapılmasından sonra sözleşmenin yürürlüğe girmesi ve uygulanması, sözleşmenin bitiminden sonraki durum” şeklinde tanımlanmış bulunmaktadır. 

İdare Hukuku Avukatlık Hizmetleri Başka Neleri Kapsamaktadır? 

İdare davalarının ilgili olduğu alanın oldukça geniş olması ve bu konu ile ilgili yasaların tam anlamıyla belli bir düzene oturtulmamış olması, dava konusu olan uyumsuzluklara bir çözüm getirilmesinde profesyonel bir destek alınmasını zorunlu hale getirmiştir. İdare hukukunda uzman sayılabilecek bir avukatın size sunacağı yardımlarla uyuşmazlıkların incelenip çözüme giden doğru yolu bulmak çok daha kolay bir hal alır. İdare hukuku avukatı, eğer dilerseniz vermesi gereken esas hizmetin yanında aynı zamanda şu hizmetlerde de bulunabilir: 

  • İdari para cezalarına karşılık olarak itiraz davası açmak, 
  • İdarenin hukuka karşı yapmış olduğu çalışmalar için iptal davası açmak, 
  • Kamulaştırma davalarına dönük itiraz davası açmak, 
  • Memur ya da öğrenci davaları açmak ve sonrasındaki süreci takip etmek, 
  • İdareden ötürü oluşan kayıplar için tazminat davaları açmak ve yürürlüğe koymak, 
  • Vergi anlaşmazlıkları davaları açmak, yürürlüğe koymak ve gerekirse düzeltmeler yapmak, 
  • Trafik davaları açmak, 
  • İhale hukuku ile ilgili davalarla ilgilenmek, 
  • Belediye kanununa dair ya da imar hukukunu ilgilendiren anlaşılmamaları ortadan kaldırmak, 
  • İdari davaların yargı aşamalarındayken ortaya çıkan sorunların sıkıntısızca ve kısa süre içinde çözüme ulaşması için danışmanlık hizmetleri vermek.  

En Güvenilir İdare Hukuku Avukatına Nereden Ulaşılır? 

İdarede şekli bozulmuş olan kamu düzenini tekrar biçimlendirip kişi ve kamu arasındaki dengeyi yeniden sağlamak esastır. İdarenin kamu gücü ile başlatacağı işlemler, ortaya çıkan anlaşamama ya da uyuşmazlık gibi olaylarda kesin bir çözüm sağlamak adına idare yargı makamlarına başvurulur. Yapılan bu başvurulardan beklenen sonuç alınamadığında bir idare hukuku avukatının devreye girmesi gerekebilir. Bu alanda sizler için gerekli hizmeti sağlayacak bir idare hukuku avukatı bulmak düşünüldüğü kadar da zor değildir. 

ANKARA İDARE HUKUKU AVUKATI

İdare hukuku avukatı, idarenin başka bir idaredeki veya gerçek ya da tüzel kişiler arasındaki davalara bakıp söz konusu davaların hukuki sürecini takibe alan ve bir sonuca ulaştırmakla yükümlü olan avukattır. Kısacası, idare hukuku adı altında ele alınan konuların tümünden idare hukuku avukatı sorumludur. İyi bir idare hukuku avukatının; her şeyden önce idare hukuku alanında uzmanlığını kanıtlamış, yeterli bilgiye sahip ve mutlaka deneyimli olması gerekmektedir. İdare hukuku konusunda size tam anlamıyla profesyonel destek sağlayacak birisini arıyorsanız Ankara idare hukukuku Av. Mihraç Çoban, ihtiyacınız olan yardımı sizlere güvenle verecektir. Yüksek lisansını Ankara ağır ceza hukukunda tamamlamış, 2021 yılı itibarıyla Ankara barosunda aktif durumda görünen ve idare hukuku alanında büyük ölçüde yetki sahibi olan Çoban’dan her türlü avukatlık ve danışmanlık hizmetini en güvenilir şekilde alabilirsiniz.